İş kazası davalarında tazminat nasıl belirlenir

iş kazası tazminatı

İş kazası tazminatı hakkında merak edilenlere genel hatları itibariyle, güncel Yargıtay kararları ışığında bu yazımızda yer vereceğiz.

İş Kazası Nedir ?

İş kazası tazminatından bahsedebilmek için, öncelikle iş kazasının sosyal güvenlik hukuku bakımından tanımına yer vermekte fayda vardır.

Bu tanıma 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda ulaşmak mümkündür.Buna göre kanun iş kazasını 13'ncü maddesinde şu şekilde tanımlamıştır.

  • Sigortalı iş yerinde,
  • Bir işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere
    gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • 5510 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
    kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen olay.

Görüldüğü üzere iş kazası tanımlanırken kanununda öncelikle mekansal ve zamansal sınırlamalara yer verilmiştir.

İş kazası tazminatına hak kazanmak için öncelikle bu kapsama giren bir hadise meydana gelmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay, iş kazası olarak tanımlanmıştır.

İş kazası tazminatı nasıl hesaplanır ?

Bu soruyu cevaplarken Yargıtay kararları doğrultusunda hareket etmekte fayda vardır.

Buna göre Yargıtay yerleşik içtihatlarında, iş kazası tazminatı hesaplanırken göz önünde bulundurulacak kriterleri şu şekilde saymıştır.

  • Zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri,
  • İşçinin bakiye ömrü,
  • İş görebilirlik çağı,
  • İş görmezlik ve karşılık kusur oranları,
  • Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri.
  • Öte yandan iş kazası tazminatı miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
  • Aktif ve pasif  dönem ayrımı 60 yaş öncesi ve sonrası olarak ifade edilebilir.
  • İş kazası tazminatı işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak indirim ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacaktır.
  • Bilinmeyen dönemdeki kazancı  ise; yıllık olarak %10 arttırılıp, %10 indirime tabi tutulacak, 60 yaşına kadar (aktif dönemde), 60 yaşından sonra da bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde) elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacaktır.

İş kazasında asıl işveren ve alt işverenin sorumluluğu nasıldır ?

  • Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur".
  • Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
  • Asıl işveren ile alt işveren iş kazasına ilişkin olarak aralarında anlaşma yapmış ve asıl işverenin sorumlu olmayacağına karar vermiş olsa dahi,bu durum  sözleşmenin tarafı olmayan işçi veya mirasçıları bağlamaz ve alt işverenin sorumluluğunun yanı sıra asıl işverenin sorumluluğu da devam edecektir.
  • Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

İLGİLİ BAĞLANTI: Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi iş mahkemesi

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir