İdareye başvuru dilekçesi

Dilekçelerinizi biz hazırlayalım

idareye başvuru dilekçesi


T.C

ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

TALEPTE BULUNAN :……..

VEKİLİ : …….

ADRES : ……..

IBAN: …….

KONU : İdari eyleminizden doğan zararın idarenizce giderilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR :

…… günü saat 17:00 sıralarında …… müvekkilin sevk ve idaresindeki ….. plakalı araç, ../../.. tarihinde … istikametinden …. istikametine doğru seyir halindeyken, yolun sağ şeridinde bulunan çukura girdikten sonra direksiyon hakimiyetinin kaybedip kontrolden çıkarak, orta refüje çarptıktan sonra yolun sağına savrularak taklalar atması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Müvekkil bu kaza nedeniyle .. gün hastanede tedavi görmüştür. ……Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre, kaza nedeniyle araçta oluşan maddi zarar …-TL ‘dir.Anılan kazanın meydana gelmesinin tek nedeni yolda yer alan çukurdur ve bunun hizmet kusuru olduğu tartışmasızdır. İdarenin kendi kusuru ile vermiş olduğu bu zararı karşılaması gerekmektedir.

Nitekim Anayasanın 125. Maddesine göre; İdareler kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı karşılamakla yükümlü olup kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesi için her türlü tedbiri almakla yükümlüdür.

Yine İdari Yargılama Usul Kanunun 13. Maddesine göre; “ İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.” Hükmü amirdir.

Bu nedenle müvekkilin Karayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusuru nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla kanun gereği idarenize başvurmak zorunlu olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;meydana gelen trafik kazasında idarenin hizmet kusuru olduğundan, araçta meydana gelen …-TL maddi zarar ve.-TL manevi zarar olmak üzere toplam …..-TL zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte yukarıda belirtilen IBAN numarasına yatırılmasına karar verilmesini vekaleten saygıyla dilerim.

TALEPTE BULUNAN

VEKİLİ



idareye başvuru dilekçesi İNDİR WORD

idareye başvuru dilekçesi İNDİR PDF



T.C. DANIŞTAY ON BEŞİNCİ DAİRE E: 2016/408 K: 2017/164 K.T.: 12.01.2017

(…)

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun’un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanuna Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır. ” cümlesi eklenmiştir.

Nitekim, 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde, “AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir.

Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.” ifadesine yer verilmiştir.

Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temürrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce,

  • bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve

  • her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği;

  • bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren

  • veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer alıp,

anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibariyle yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

2577 sayılı Kanunda, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, arttırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, arttırılan tazminat miktarı yönünden faize, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren hükmedilmelidir.

Bakılan davada, davacılar tarafından, 07.05.2013 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporu uyarınca tazminat miktarı arttırılmış, anılan dilekçe 16.06.2015 tarihinde davalı idare kayıtlarına girmiştir. Dolayısıyla bakılan davada artırılan tazminat miktarı bakımından, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 16.06.2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, arttırılan tazminat miktarına, dava açma tarihi olan 13.01.2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

(…)
Kaynak:https://www.emsal.co

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir