Esas hakkında savunma dilekçesi örneği

Esas hakkında savunma dilekçesi örneği
Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz ?

Esas hakkında savunma dilekçesi örneği

... AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

 

DOSYA ESAS NO :

SANIK :

VEKİLİ :

SUÇ TARİHİ :

SUÇ : Uyuşturucu ticareti yapma.

TALEP KONUSU : Esas hakkındaki beyan ve savunmalarımızdır.

AÇIKLAMALAR :

Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği iddianame uyarınca müvekkilin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 52/2, 53, 58, 54 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması iddia ve mütalaa edilmiştir.

Müvekkilin bulunduğu araçta ele geçirilen kullanma sınırı içindeki 40 adet uyuşturucu nitelikli tablet ile 250,95 gramdan ibaret esrarı satacağına veya başkalarına vereceğine ilişkin delil bulunmadığı gibi, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir, bu suçtan da soruşturma aşamasında tefrik kararı verilmiştir ve halen soruşturma aşamasındadır.

Sayın mahkemenizce kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan hala derdest soruşturma dosyası olması,tek bir eylemle birden fazla cezaya hükmedilemeyeceği kuralı çevresinde,derdest dosya bakımından ele geçirilen uyuşturucu miktarının kullanım sınırlarında olduğu dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.

Müvekkil aşamalardaki beyanlarında uyuşturucuyu satmayacağını , kullanmak için temin ettiğini defaatle beyan etmiştir.

Satacağına veya başkalarına vereceğine ilişkin bir delil veya beyan dava dosyasında mevcut değildir.

Kaldı ki Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin …/…/… tarihli raporuna göre; müvekkile ait kan ve idrar örneklerinde esrar etken maddesi tespit edilmiştir.

5237 sayılı TCK'nun “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin 3. fıkrası; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır...” biçiminde olup, madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır.

Aynı Kanunun “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” başlıklı 191. maddesinin 1. fıkrası ise; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu  2015/1250 E.  ,  2017/312 K. sayılı kararında belirtildiği üzere;

Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde     bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan husus, bulundurmanın amacıdır.

Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-136 ile 06.03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere bir çok kararında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.

İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir.

Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır.

Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir.

Üçüncü kriter de,bulundurulan  uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır.

Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur.

Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir.

Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir.

Öte yandan Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır.

Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir.

Ceza mahkûmiyeti, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir.

O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.

Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.

Müvekkilin tüm aşamalarda uyuşturucu madde kullandığını ve suç konusu esrar ile tabletleri kullanmak için satın aldığını söylemesi, bu savunmasını doğrular şekilde kan ve idrar tahlillerinde “THC” (esrar) etken maddesinin tespit edilmesi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktar itibarıyla kullanma sınırları içinde kalması birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilin savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeleri satacağına, başkasına vereceğine veya kullanma dışında başka bir amaçla bulundurduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul sayın mahkemenizce kabul edilerek uyuşturucu ticareti suçuna ilişkin olarak beraatına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/…

SANIK MÜDAFİİ
Av

Esas hakkında savunma dilekçesi örneği (indir)

Etiket: Esas hakkında savunma dilekçesi örneği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir