Destekten yoksun kalma tazminatı yargıtay kararları 2018

destekten yoksun kalma tazminatı yargıtay kararları

Destekten yoksun kalma tazminatı yargıtay kararları 2018

17. Hukuk Dairesi         2018/1094 E.  ,  2018/6778 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacılar vekili; dava dışı sürücü idaresindeki trafik sigortası olmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin oğlu ...'ün vefat ettiğini, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

 

Davacı vekili daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 69.749,51 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; kusur oranı ve limit dahilinde sorumlu olduklarını, desteğin müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerini ve avans faiz istenemeyeceğini savunmuştur.

Yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davacılar vekili ile davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 28.01.2016 gün ve 2015/18311 - 2016/1109 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 31.568,06 TL, davacı ... için 20.059,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların desteğinin meydana gelen kazada yolcu olup, kusursuz olmasına, desteğin motosiklette nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde kask takmayarak yolculuk yapmasının sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek olmasına, hakim tarafından Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken indirim oranının %10 olarak kabul edilmesine davalının itirazının bulunmamasına, bu nedenle mahkemece tazminattan %10 oranında indirim yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı ... vekili yargılama aşamasındaki savunmalarında, desteğin kazaya karışan araçta hatır için taşındığını ileri sürerek belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini bildirmiştir.

Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır.

Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır.

Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir.

Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.

Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.

Bu nedenlerle, Dairemizin 28.01.2016 gün ve 2015/18311 - 2016/1109 sayılı ilamı ile soruşturma dosyası celbedilerek, davalı tarafın iddiasına ilişkin belgelerin bulundukları yerlerden istenilmesi ve hatır taşıması bulunup bulunulmadığı hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilmiş ve davacıların beyanı alınmış; davacıların beyanına göre desteğin; akrabaları olan motorsiklet sürücüsü Emrah Akbaba yönetiminde yolcu olarak bulunduğu motorsiklette, pikniğe gittikleri sırada yaşanan trafik kazasında vefat ettiği tespit edilmesine göre dava konusu olayda desteğin akrabası olan motorsiklet sürücüsü ile pikniğe gittiği sırada yaşanan trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle davacılar lehine hükmedilen tazminatta 20/01/2015 hakim havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen miktarlardan, %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılmıştır.

Ölen destek ..., davalı araç sürücüsü Emrah'in annesi davacı ...’nin amcasının çocuğu olduğu mahkemenin kabulünde olup desteğin annesi ile sürücü arasında kuzen ilişkisi şeklinde yakın akrabalık bağı bulunduğu anlaşılmış olup bu taşımada hatır taşıması bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece aktüer bilirkişisince belirlenen annenin detsek zararı 41.368,99 TL, babanın payı destek zararı 28.480,52 TL olan gerçek zararlardan hatır taşıması nedeni ile indirim yapılmayarak desteğin kask takmaması sebebi ile sadece %10 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de,

Davacılar lehine hesaplanan tazminatlardan, müterafik kusur nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin, reddolunan dava kısmına tekabül eden bölümleri davacı taraf üzerinde bırakılmıştır.

..., yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.613,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 05/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.  (kaynak emsal.yargitay.gov.tr)

ETİKET: destekten yoksun kalma tazminatı yargıtay kararları

İLGİLİ BAĞLANTI: Destekten yoksun kalma tazminatı

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir